thumb_master

TÜRK MUTFAĞI’NIN YAPI TAŞLARI SEMİNER DİZİSİ “ÇAY”

Mutfak Dostları Derneği (MDD)’nin Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) ile birlikte yürüttüğü Türk Mutfağı’nın Yapıtaşları seminerler dizisinin dördüncü dönemi, 29 Ocak’ta ülkemizde köklü bir geçmişe sahip olmamasına rağmen ikram listemizin en başına yerleşen “Çay ve Onu Vazgeçilmez Yapan Dünya Yolculuğu” semineri ile başladı.


Seminerde dünyada 128 yıllık bir çay markası olan Whittard of Chelsea’nın marka yöneticisi ve çay uzmanı Sam Jackson çayın tarihçesi,  beş farklı çay ailesi ve dünyadaki çay kültürleri hakkında bilgi verdi.  Ondan sonra söz alan çay araştırmacısı Dr. Mustafa Duman ise Türk Çayı’nın özellikleri, çeşitleri, tarihçesi, dünyadaki yeri ve demleme yöntemleri hakkında katılımcıları aydınlattı.  Duman Türkiye’nin çay üretiminde dünyada beşinci, tüketiminde ise üçüncü olduğunu hatırlatarak, “1924 yılından beri laboratuarlarda birçok çay çeşidini denedik, melezleştirilerek kendi ülkemize has çayı ürettik” dedi.  Duman Türk çayının farkını da şöyle açıkladı; “Çay subtropikal ülkelerde yetişir ve üzerine kar yağdığı tek ülke burasıdır. Bu sayede çayımızın farklı ve yoğun bir aroması var. Kar yüzünden üzerinde böcek olmadığından ilaçlanmaz, bu yüzden de çok sağlıklıdır.” Kaçak çayın çok koyu renk verdiğini, bu yüzden boyalı olduğunu söyleyen Duman ‘günde kaç bardak içilmeli’ sorusunu da şöyle yanıtladı; “Günde altı bardağa kadar ince belli bardakla çay içmeniz sağlıklı ancak çarpıntı problemi olanlar daha açık içmeli ve çarpıntı yapmayacak miktarı kendileri belirlemeli. Çay, içerisinde antioksidan ve ilaç yapımında kullanılan birçok madde bulunan yararlı bir bitki. Tabii her şeyde olduğu gibi kararında tüketilirse…” Duman, Türk çayının demlenmek için 10-12 dakika zamana ihtiyacı olduğunu hatırlatarak “yarım saat içinde de tüketmelisiniz” dedi.