thumb_master

NUH’UN AMBARINDA DOST ZİYAFETİ

Mutfak Dostları Derneği, yerel lezzetlerin yok olmasını önleyen, tek tip gıdaya karşı duran ve biyoçeşitliliği koruyan Essedra projesinin dost yemeğinde hem bu lezzetlerle yapılabilecekleri gözler önüne serdi hem de bu lezzetleri tekrar kamuoyuyla paylaştı.

   Türk mutfağını korumak ve geliştirmek için yola çıkan Mutfak Dostları Derneği (MDD) yerel lezzetlerin git gide yok olmasını engellemek için 2012 yılından bu yana Essedra Kırsal Alanlarda Çevresel ve Sosyo Ekonomik Sürdürülebilir Kalkınma projesinin ortağı olarak faaliyet gösteriyor. En son Sirha İstanbul 2014 bünyesinde Anadolu’nun Lezzet Envanteri standında Horeca profesyonellerine ve basına bu ürünleri tanıtan MDD, şimdi de yok olma riskiyle karşı karşıya kalmışken Türk gastronomisine yeniden kazandırılan ürünlerden oluşturulan menüsüyle “Nuh’un Ambarı’nda Dost Ziyafeti”ni düzenledi.

16 Aralık 2014 tarihinde Grand Hyatt’ta Mutfak Dostları Derneği üyelerinin ve basın mensuplarının davetli olduğu ziyafetin menüsü İtalyan mutfağı kadar Anadolu yemekleri konusunda da uzmanlaşan usta şef Fabio Brambilla tarafından hazırlandı. Mutfak Dostları Derneği Başkanı Zeynep Kakınç yemekte yaptığı konuşmada yapılan çalışmaları şu şekilde anlattı; “Mutfak Dostları olarak yerelliğin giderek yok oluşuna kayıtsız kalamazdık ve kalmadık da… 2012 yılında küresel tek tip gıdaya karşı tat ve biyolojik çeşitliliği korumaya çalışan, dünya üzerinde 100 binden fazla üyesi bulunan Uluslararası Slow Food Örgütü’nün Balkanlar ve Türkiye’yi içine alan Essedra Kırsal Alanlarda Çevresel ve Sosyo Ekonomik Sürdürülebilir Kalkınma projesine ortak olduk. Projede ilk yıl 19 Türk gıda ürünü Slow Food’un yok olma tehlikesi altındaki gıda biyoçeşitliliğini kataloglamak için yürüttüğü en önemli projesi olan Nuh’un Ambarı (Ark of Taste) envanterine girdi. Essedra projesi öncesinde Slow Food’un Nuh’un Ambarı listesinde Türkiye’den sadece iki ürün vardı, Türkiye’deki diğer Slow Food ekiplerinin katkılarıyla altı adet ürün daha Essedra dışında listeye girdi. 2014 sonunda, projemiz sayesinde 20 adet ürün daha listeye katılacak ve Türkiye’den listeye giren ürün sayısı toplam 47 ürüne çıkacak.”
Kakınç bir sonraki hedeflerinin, yerel ürünlere olan talebi artırarak onların üretimlerini teşvik etmek, büyük sermaye ve modern sanayi ürünlerine karşı direnmelerini sağlamak olduğunun da altını çizdi. Kakınç, Batılı ülkelerin çalışmayı nasıl sürdürdüğüne de değindi; “Batılı ülkelerde envanter çalışmaları büyük ölçüde tamamladı, ürünlerin korunması için Slow Food’un Presidia yani Nuh’un Ambarı’na girecek nitelikteki ürünleri üretenlerin korunması ve tanıtılması aşamasına geçtiler. Bizde ise sadece Kastamonu İhsangazi ilçesinin Siyez bulguru ve Divle obruk peyniri, Presidia ürünü olarak tescilli.”

Gecede Mutfak Dostları Derneği eski Başkanı ve en başından beri Essedra projesinin Türkiye lideri olan Ahmet Örs de söz aldı. Örs, bu iki yıllık sürecin Türkiye’nin yeme içme dünyasındaki yansımasını gözlemlediğini, bugün şeflerin hepsinin yerel ürünleri kullanma çabasında olduğunu ve bu ürünlerin fine dining boyutuna ustalıkla geçirildiğine değindi.
Gecenin menüsünde Kara yaka koyunundan Kars kazına; yanık yoğurttan pancar pekmezine menüdeki tüm Essedra ürünlerine yer verilirken …