thumb_master

MALATYA GEZİSİ

Mutfak Dostları bal tadındaki kayısıları, kirazları tatmak ve Malatya’nın yöresel lezzetlerini deneyimlemek için 13-15 Haziran 2014’te Malatya’yı ziyarette bulundu.

Gezi 13 Haziran sabahı Gündüz Bey Su Sesi’nde yöresel kahvaltı ile başladı. Malatya içme suyu kaynağı (Kaptaj) Gündüz Bey ve Yeşilyurt’ta restorasyon yapılan konak ve sokak gezisinin ardından  yöresel köfte şölenine geçildi. Burada Beş Konaklar Malatya sofrası tarhana çorbası, içli köfte, kiraz yaprağından ekşili köfte, kabaklı yoğurtlu köfte, ıspanaklı ekşili köfte, mercimekli köfte, sıkma köfte, tiritli dolma köfte (analı kızlı), yoğurtlu gendime çorba, fasulyeli köfte, peynir helvası yenildi. Bazı katılımcılar serbest zamanda Şire pazarı, Bakırcılar Çarşısı ve Malatya çarşılarında alışveriş yapma imkanı buldu.

Cumartesi günü Aslantepe ören yeri, Battalgazi Ulu camii, Kervansaray, Sanat sokağı gezildi. Öğlen yemeği Bakırcılar Çarşısındaki Güngör Et Lokantası’nda yenildi. Malatya Müzesi, Etnografya Müzesi ziyaretlerinin ardından Nemrut Dağı’na hareket edildi ve gün batımı izlendi. Özka Restoran’daki akşam yemeğinde kayısılı kebap, tavuk eti ve dana bonfile etleriyle hazırlanan kayısı, mantar ve sebzelerle hazırlanmış ızgaralar servis edildi.
Gezinin son gününde Günpınar Şelalesi, Somuncu Baba Camii, Müzesi, Tohma Kanyonu gezildi. Tiryandafil Otel’de yenen öğle yemeğinden sonra Malatya’daki Sultan suyu Harası gezisi yapıldı. Gezi Havuzbaşı Restoran’da kâğıt kebabı, patlıcan tava, kayısılı iç pilav, gendime çorba, kayısı tatlısı sunulan akşam yemeğiyle son buldu. İbrahim Kılıç, Malatya Valiliği ve 1945’ten beri lezzetinde ve kalitesinden hiç ödün vermeyen Tarihi Hacı Baba öz Sinan Lokantası sahibi Zeki Saygı hem kültürel organizasyonlarda hem de yemek sunumlarında geziye büyük katkıda bulundu.

thumb_master

BEYOĞLU/PERA TURU

Mutfak Dostları  8 Haziran 2014’te Mutfak Dostları Derneği Başkan Yardımcısı Serdar Arnas’ın rehberliğinde Beyoğlu-Pera turunu gerçekleştirdi.

Gezi sabah 08.00’de  başladı. Mongeri, Semprini, D’Aronco, Barborini gibi usta  mimarların baş yapıtları, 19’ncu yüzyıldan kalma ve şu anda işletilmeyen oteller, ilk sinemalar, dönemin lezzet durakları, Afrika, Rumeli, Anadolu Han gibi yine dönemin iş merkezleri, eski elçilikler, günümüzün konsolosluk  binaları, yabancı saraylar ve kiliseler gezildi. Gezide öğle yemeği molası ise Galata Kiva’da katılımcılara özel hazırlanan bir menüyle sunuldu.

Pera yani “karşı yaka”
Tarihî yarımadanın ve Haliç’in karşısında gelişen bölge, Grekçe’de “karşı yaka”, “öte” anlamına gelen “Pera” adıyla anılmış. Türkler tarafından kullanılan “Beyoğlu” adının, bir beyin oğlunun bölgedeki konağından kaynaklandığı ileri sürülüyor. Bu konuda iki varsayımdan söz edilmektedir.

Birinci varsayıma göre Fatih Sultan Mehmed döneminde, Pontus Prensi Aleksios Komnenos’un (veya yeğeninin)  İslâmiyeti kabul ederek bu bölgeye yerleşmesinden. Diğer bir varsayıma göre de Kanunî Sultan Süleyman döneminin Venedik elçisi Andrea Gritti’nin oğlu Luigi Gritti’nin Taksim dolaylarında bir konakta oturmasından kaynaklanmaktadır. Türkler’in “Bey Oğlu” diye andıkları Gritti, elçinin bir Rum kadınla evlenmesinden dünyaya gelmiştir.